15 Ocak 2019 Salı

İnsanın 8 Yeteneği - Gurmukh


“Bedenlerimiz iç içe geçmiş karmaşık dünyalar gibidir. Nerede başladıklarını ve sona erdiklerini biliriz, fakat asla anlayamayacağınız kadar engin ve gizemlerle doludurlar.
Kadim çakra sistemi, sadece bedenimizi simgesel düzeyde anlamamızın bir yoludur. Her ne kadar bu enerji düzeylerimize bazı duygu ve özellikler yüklesek de, aralarında sürekli olarak devam eden gizemli etkileşim olduğunu da biliyoruz.
Dünyadaki hiçbir başarı, para ya da bilgi, insanın kendi bedeninde rahat hissetmesi kadar değerli olamaz.”
Çok değerli kundalini yoga eğitmeni Gurmukh’un bu kitabı inanılmaz öğretici bilgilerle dolu. Benim gibi hem kundalini yoga, hem çakralar hem de yaşam içinde hayat hikayelerini dinlemeyi okumayı seviyorsanız bu kitap size göre. Yine yine dönüş yapacağım bir kitap çünkü o kadar omurga esnetme, meditasyon, nefes, mantra bilgileri var ki. Bir anda hemen hayata katmak kolay değil.

Bedeninle, nefesinle kurduğun bağ yaşamla kurduğun bağdır. Bu bağ ne kadar sevgi dolu, açık, şeffaf, yargısız ise o kadar kendi merkezinde, akışta ve dengedesin.
Bu kitap da sana kendinle bağlantında bedeninin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatıyor. Emeğine sağlık @ Gurmukh108 #İnsanınsekizyeteneği 

#Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha 

#kitapsevgisi

1 Ocak 2019 Salı

Bedenin Bilgeliğini Keşfetmek – Ohashi


Bazen bir kitabı bitirince keşke yazarı daha çok tanısam derim ve diğer kitaplarını alırım. Ohashi benim için böyle bir yazar. Kitabında teknik bilgiye girmeden sadece hayata olan yaklaşım şekli bile beni büyüledi ve kesinlikle hayatıma yeni bir ufuk açtı.
Ona teşekkürlerimi şükranlarımı buradan sunarım.
Bedenimiz, bizim ruhumuzun evi, evrensel yolculuğumuzun olmazsa olmazı yani ruhunu bedenden ayırsan da ayırmasan da bedenin sağlıklı, huzurlu, doyumlu olması yaşaman için şart. Bedenimiz ruhumuzun aynası. Yürüyüş şeklimiz, bakışımız, yemek yeme şeklimiz, ayakkabımıza nasıl bastığımız, kıyafetleri nasıl kullandığımız, çöplerimize karşı yaklaşımımız, kokulara karşı duruşumuz, kuyrukta nasıl beklediğimiz, ikinci el ürün satıştaki tavırlarımız aslında her ayrıntıdaki detay bizi anlatıyor. Detaylara önem verirsen insanın bedeni de ayrıntılı tavırları yüzünden kendisi hakkında fazla bilgi veriyor. Ohashi kitabında yüzümüzdeki çizgilerden, bedenimizdeki işaretlerden, ayakkabımızdan bizim sağlık durumumuzun anlaşıldığını söylüyor aslında doğu yaşam bilimi de bunu zaten söylüyor. Ohashi sadece bunların hepsini çok güzel derlemiş ve toplamış.

Bu kitabın genel mesajı bana göre hiç bir şey iyi yada kötü değildir. Hayat karşıt zıtlıkların yaşanmasıdır. Olumsuzluklarımız varsa olumlu yanlarımızda var. O zaman olumlu, güçlü yanlarımızı geliştirip, hayata daha olumlu ve sevgi dolu tavırlarla yaklaşacağız. İşte o zaman yeteneklerimiz ve güçlü yanlarımız ile yaşamı kucaklayabilir ve olumsuz yanlarımızı da kucaklamayı öğrenebiliriz. Böylece sevgi dolu, doyumlu, sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.
Kitaptan bazı paylaşımlar 
 Ohashi: “Doğuda her aşırılığın kendi karşıtını doğurduğunu söyleriz. Yoksul biri zengin olma gücüne sahiptir, hasta biri sağlığına kavuşabilir. Sağlıklı biri hastalanabilir. Her sorun kendi içinde fırsat barındırır. Durumunuz ne kadar kötü görünürse görünsün, gelişmek ve mutlu olmak için çok büyük bir fırsatınız hep vardır. Tek yapmanız gereken iyi olanı bulmak ve geliştirmektir. Çözüm böyle bir yaklaşımda yatar. Sizin gerçekliğe karşı takındığınız tutum olumlu değişim esasını oluşturabilir. Mesele ortadadır; evet bir sorununuz vardır. Soru şu: ona nasıl tepki vereceksiniz? Sorunun size fazla geldiğini düşünüp vazgeçecek misiniz yoksa sorunu potansiyel bir fırsat mı göreceksiniz. Konuyu nasıl ele alacağınız ona nasıl baktığınıza bağlıdır. Güç, sizin yaklaşımınızdan kaynaklanır. Yaklaşımınızı değiştirin, sorunu başka bir açıdan değerlendirdiğinizi göreceksiniz.
Sorunlar gelişimin ve başarının anasıdır. Sorunlarınızı kucaklayın, cevabı bulacaksınız.”

#Ohashi #BedeninBilgeliğinikeşfetmek #Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha 


11 Aralık 2018 Salı

Çakralar - Anodea Judith



Birşeye kafaya taktım mı takıyorum. Bir süredir dikkatimi çakralara ve mindfulness kavramlarına park ettim. Bu konularda belirlediğim birkaç kitap daha var sonra yeni konuma yol alacağım. Merak ve öğrenme isteği sanırım bilgiye ulaşmak için en gereken iki şey. Evet gelelim bu güzel kitabımıza. Acaba sizin ilginizi çekiyor mu. Mesela çakra ne demek ve bu bilgi pratikte veya çok günlük hayatta işe yarar mı. Açıkçası enerji, ruhsallık, spiritüel bilgiler sizde merak duygunuzu uyandırmıyorsa kesinlikle işinize yaramayacak. Çünkü çakralar zaten hayatın kendisini anlatan içinde tutan en az 7 aşamalı değişimli dönüşümlü sihirli merkezler ama hikayeyi bilmek de bu merkezleri dengelemiyor. Bedenimizde omurga hattı boyunca gözle görülmeyen böyle en az 7 bilge merkez var bunlara çakra diyebiliriz aslında enerji merkezi deniyor kendilerine. Bunları bilmek zihinsel anlamda iyi hissettiriyor ama dengelemek için zihin, beden, duygu, ruhsal, enerji bedenlerde çalışma yapmak lazım. Tabi ki bunları hiç bilmeyip bence denge içinde yaşayanlar da var. Hem bilip hem denge içinde olmak muhteşem olur. Aslında öğrenip uygulamaya çalışmak en güzeli olur benim gibiyseniz. Zor mu aslında değil, kolay mı tabi ki hayır :) Ben de uğraşıyorum.
Çakralar hakkında daha öğrenmek istiyorum diyorsanız kesinlikle hemen alın diyeceğim bir kitap. Tüm bilgileri düzenli, anlaşılır çok detaylı anlatılmış. Bana göre okuduğum anlatımını en net kitaplardan birisi. Bolca hayatlardan örnekler verilmiş. Konu kafamda çok iyi oturdu. Bu kitap her zaman dönüp bakacağım bilgilerle dolu çünkü çakralar konusu benim ilgimi çekiyor. Enerji beden konusu çok ama çok ilgimi çekiyor. Çünkü düşünce ve enerji aynı hatta siz düşünce boyutunda kirlenince enerji boyutu da kirleniyor ama bu kirliliği görmeye gözlerimizin frekans aralığı yeterli gelmiyor. Biz bu enerji boyutu sürekli, her gün, yıllarca kirlenip orda bir hastalık ve ya sorun oluşunca görüyoruz. Örneğin :hastalılar, ilişkilerimizdeki kronik durumlar, tavırlarımızdaki aşırılıklar artık başa çıkılmaz hale gelince biz evet burada sorun var demeye başlıyoruz. Aslında o çok çok önce başladı ama bunu fark etmek için mindfullness bilinci lazım ki daha düşünce boyutunda yakalayalım ve beslemeyelim o kalıpları. Enerjimizi düşürmeyelim felan falan. Tavsiye ediyorum. Emeğinize sağlık @sacredcenters bu kitabı okumama vesile olan Devrim Hocama da @devrimakkaya.yoga çok teşekkür ederim. #Çakralar

Doğumun Bilgeliği - Başak Kutlu Atay


 “Hepimiz kendi mayamızda o an için yapabileceğimizin en iyisini yapıyoruz. Mükemmel annelik diye birşey yok. Çabası ise yıpratıcı, hem çocuk hem anne için. Güvenli bir ilişki olduktan sonra çoğu hatanın telafisi mümkün. Çocuğuma verebileceğim en güzel hediye bu. Mükemmel olacağına sahici olsun, iyi olacağına tam olsun. Çocuğumla ilişkimi görmek, anlamak için bakacağım yer ise yine kendi içim. 
Yolculuk her daim içe doğru.” şeklinde anlamlı cümlelerle noktalıyor Başak Kutlu Atay kitabın sonunu. Ben #HamileYogası eğitimini alınca bu kitap ilgimi çekti ve resmen çekildim kitaba, iyiki diyorum okumuşum bu kitabı. Türkiye’de böyle sorgulayıcı, araştırmacı insanların varlığını hissetmek bana güç veriyor. 
Kitap resmen emek emek yazılmış, dantel gibi özenle işlenmiş her cümlesi. Nasıl mı anladım siz okusanız siz de anlarsınız.
😊
Doğal doğumun desteklenmesi gereken bu dönemde hamilelik tüm süreçleri ve detayları ile o kadar iyi anlatılmış ki hamileler için resmen rehber niteliğinde. 
Tüm süreçlerde kadının aktif olabileceği, kendisini her sürece hazırlayabileceği, bedeniyle, bebeğiyle bağını güçlendirebileceği, hatta dişi enerjisine daha da bağlanabileceği bu dönem, özellikle yurtdışı kaynak ve araştırmaların ışığında detaylanmış, yorumlanmış. Anlatımı o kadar sürükleyici, açıklayıcı ve ikna edici ki hamileyken daha da güçlü ve desteklenmiş hissedebilirsiniz bu kitabı okuyunca.
Bu kitabı özel yapan bir diğer şeyde tüm kitaplarının özenle seçilerek yayınlandığı 
@kuraldisiakademi yayıncılıktan çıkması 🙏🏻☺️ Tüm hamilelere şiddetle okumaları tavsiye ediyorum. Emeğinize ve bilgeliğinize sağlık @dogumunbilgeliği #Kitap#kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha 
#kitapsevgisi #doğumunbilgeliği#başakkutluatay @dogumunbilgeligi

18 Kasım 2018 Pazar

Sütsüz, Unsuz, Şekersiz “Lezzet Topu” Tarifi :)



Sütsüz, unsuz, şekersiz “Lezzet Topu” tarifini veriyorum.
Gerekli malzemeler:
4 adet orta boy tatlı patates 
2 adet orta boy havuç 
3,5 kaşık kakao - bitter seviyorsanız arttırın 
1 kaşık vanilya şurubu 
500gr ceviz (fazla da konabilir)
4 kaşık akçaağaç şurubu - şekerli seven hurma da ekleyebilir. Ben tercih etmiyorum. 
1 tatlı kaşığı tarçın 
Süsleme:  1 çay bardağı. Hindistan cevizi tozu, 4 kaşık susam, 4 kaşık haşhaş,  3 kaşık kakao (burası sizin yaptığınız miktara ve topların büyüklüğüne göre değişir)

Tatlı patates ve havuçlar fırında iyice yumuşayana kadar pişirilir. Soyulur soğutulur. 
Cevizler blender makinesinden geçirilir, akabinde kakao, tarçın, vanilya şurubu, akçaağaç şurubu eklenir. Yeniden kıvam bulana kadar karışır. Tatlı patates ve havuç eklenir. Yine karışır. Burada kıvamı ayarlayabilirsiniz. İsteyen burada avokado, fırında pişmiş soğuk havuç, farklı kuruyemiş fındık, kaju gibi ekleyebilir. Ya da üzüm, kayısı. Çok üzüm olursa tadı cezeryeye benzer dikkat😊

En son karışım minik top haline getirilir ve Hindistan cevizi tozu, haşhaş, kakao ve susam ile yuvarlanıp süslenir. 
Yaratıcı Sağlık Mutfağı tarifi 💜☺️😍@yaraticisaglikmutfagi

#YaratıcıSağlıkMutfağı#CreativeHealthkitchen

Hamilelikte Yoga – Amber Land



Hamile eğitimini alınca gerçekten hamilelere olan bakışım değişti tabiki de hamileliğin zor olduğu tahmin edilebilen bir şey ama aynı anda nelerle baş ettiklerini fizyolojik ve psikolojik olarak öğrenince bakış açım çok değişti. Gerçekten önceden annem ve daha öncesi nasıl bu kadar çok çocuk yapabiliyorlarmış tebrik ediyorum onları. Önlerinde bu konuda eğiliyorum.
Bu kitap her şeyi özetle almış yani bana öyle hissettirdi. Ama pozları bir tık daha derinlemesine işlemiş. Yani yoga uzmanları için ya da çok uzun zamandır pratik yapan birisi için çok pratik ve destek bir kitap. Özellikle hamilelik gibi çok önemli durumlarda bence birebir uygulama çok önemli. Bu kitabı bu konuda uzmanlığını arttırmak isteyen kişilere hub bilgi niteliğinde olması sebebi ile tavsiye ederim. Bazı kitaplar o kadar detaylıdır ki onu okumak bayağı bir eğitim almak gibidir ki bu kitapların tadı başkadır. Bu kitap ise artıları eksileri ile özetle bu konuda tatmin edici bilgiler vermiş. Ancak tek başına yeterli de olmayacak bir kitap onu da belirtmeliyim. Bu kitap bir eğitim ile mutlaka pekişmeli. Aksi halde bilgiler bence biraz eksik kalabilir.
Bu arada bu konuyla ilgili olarak bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Bir hamile eğer zaten spor geçmişi ve yoga tecrübesi yoksa youtube  videoları ile yoga yapmamalı diye düşünüyorum. Hamile kişinin mutlaka bir uzman eşliğinde yoga yapmasını tavsiye ediyorum. Tabi ki meditasyon, bazı nefes çalışmaları ve kolay ısınma serilerini insan kendi kendine veya video ile yapabilir. Neden böyle düşünüyorum çünkü yoga pozları çok detaylı bilgiler içeriyor ve seviyeye göre değişiyor. Bir pozda kaç saniye, dakika kalacağınız bile sınıfın, kişinin pratiğine göre değişiyor. Orta seviye birisinin video izleyerek yapması ile hiç bilmeyen birisinin yoga yapması çok farklı bir durum.  Zaten yoga pratiği bence hocaya bakılarak yapılmaktansa hocanın gözlemi, eşliğinde ve yönlendirmesi ile yapılmalı. #HamilelikteYoga #Hamileyogası

Mindfulness Şimdi ve Burada - Doç. Dr. Zümra Atalay



Son dönemlerde popüler olan “Mindfulness” kelimesi çok şey anlatıyor. Zümra Atalay’ın yazdığı kitabındaki çevirisiyle karşılığı ‘Bilinçli Farkındalık’. Bilinçli, farkında, şimdi ve burada olmak hepsi bambaşka ve Mindfulness sözcüğünün bir parçası. Tüm bunların yanına nazik, açık, yargısız, şefkatli olmak eklenince aslında bu sözcüğün kelime anlamından çok daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor.
Sanayi ve teknolojinin hızlı gelişimi herşeyi kolaylaştıyor ama insan evrimine göre çok hızlı bunlar.  Yani ruhlarımız bu gelişim, hız ve kolaylıkla  ilgilenmiyor bence. Ruhlarımız çocuk gibi anda kalmak, eğlenmek, özgür olmak, dans etmek, şarkı söylemek, sarılmak ve sevmek istiyor.  İşte zihin, ruh karmaşası tam da burada ortaya çıkıyor.  Aslında içimizdeki çocuğu eğer bu evrimleşme sürecinde öldürmediysek hala oynamayı seviyorsak o zaman demek istediğimi anlayacaksınız.
O zaman bu iki dünya arasında nasıl sağlıklı yaşam ve denge kurabileceğiz. Cevap veriyorum “Mindfulness egzersizleri” ile.  Hızlanırken duracağız, üzgünken kaçmayıp duyguları sonuna kadar yaşayacağız. Sevdiklerimize özen göstereceğiz. Ruhsal ve bedensel İhtiyaçlarımızı  ön plana almaya çalışacağız. Kendimizi bilinçli ve farkındalıkla dinleyeceğiz. Hareketlerimizi düşünerek değil hissederek anda olarak yapacağız.  Yani kalbi olması gereken yerde aklı olması gereken yerde kullanacağız.
İşte kitap bu konuları çok derinlemesine anlatıyor. Bu kelimeyi detaylıca işliyor. Mindfulness egzersizlerini, meditasyonun nasıl olacağını. Uygulamaları günlük hayata nasıl katacağımızı anlatıyor. Aile içinde, iş hayatında, koşuşturma sırasında nasıl kullanacağımızı söylüyor. En önemlisi tavırlarımızı fark edersek belki de ağır ruhsal, zihinsel rahatsızlıkları bile yavaş yavaş şifalandırabileceğimizi söylüyor. Çünkü hastalıkların büyük bölümü zihinsel düşünme şeklimiz ve bunun hayatımıza kötü alışkanlık katması ile oluşuyor yani yaşam şeklimiz ve tavırlarımız sorun oluyor ki bunlar da değişebilir şeyler. Çok güzel bir kitap.  Ellerinize sağlık #ZümraAtalay ve tabi bu kitabı okumama vesile olan @MeyElbi ye çok çok teşekkür ediyorum  #kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha #kitapsevgisi #Mindfulness

Yoganın Ruhu nedir?


Yoga, ne bir din ne de bir bilimdir. Yoga aslında  5000 yıl önce Hindistan’da ortaya çıkmış fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir uygulamadır. Yoga kelimesi Sanskritçe "Yuj" kökünden gelir ve  “bağlamak, birleştirmek” anlamındadır. Yani çeşitli teknikleri kullanarak nefesi bedene, bedeni zihni  bağlama ve bu bağlanma ile sonunda evrendeki birliği ve bütünlüğü keşfetmektir.
Yoganın ruhu bana göre "birleşme ve bütünleşmek" ki terim anlamı gayet net bir şekilde ortaya koyuyor. Yani insanın bedeninin zihinle,  zihnin ruhla birleşmesidir, sonrada bu ruhunun evren ile bütünleşmesidir, öz ile buluşmasıdır. Bu birleşme de tekliği ifade etmektedir. Dolayısı ile her şey ayrı gibi görünse de aslında her şeyin sonunda  bir ve tek olduğunun anlaşılmasıdır. Belki bu ifade gerçekten insanlar tarafından deneyimlense ve anlaşılsa bugün herkes sevgi içinde hareket edebilirdi.  Zihin  her zaman ego, teklik, güç, benlik yarışına giriyor işte o zaman bütün sorunlar, kavgalar ve savaşlar başlıyor. Temelde  ise sorunların  zihin, beden ve ruhlarımızdan da birbirinden kopuk olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
Yoga özünde hiçbir zaman sadece asana pratiği yapmak, nefesi izlemek ve meditasyon yapmak değil ama bu araçlar olmadan da bu öze gitmemiz hiç kolay değil. Zihin o kadar güçlü ki onu ancak dikkate almayacak kadar güçlendiğimiz zaman ruhsal olarak güçlenebiliriz. Bu güçlenme de sürekli pratik yapmak, meditasyon yapmaktan ve özümüze kaynağa sürekli yapılan araştırmalar ile olabiliyor.

11 Ekim 2018 Perşembe

Ruhun Anatomisi – Carolyn Myss

Bizi hasta eden şeylerin başında duygusal yüklerimiz geliyor. Aklımız, Kalbimiz ve sözlerimiz bir ve gerçek olmadığında biz fark etmesek de zehirleniyoruz….Hep konu aynı yere geliyor sağlıkla ifade bulmayan her duygu düşünce sağlıksızca bedende kendisini ifade ediyor.
Şifa için bence önce ruhu şifalandırmalıyız. Ruhun mutsuzsa sende mutsuzsun J
Tabi insanı zihin, beden ve ruh diye ayırmak garip olabilir J ama bu şekilde mühendis kafasına iyi geliyor parçalara ayırmak. Ruhumuz bütünün önemli bir parçası. Neden? Çünkü bugüne kadar derler ya ne güzellik ne para ne şöhret ne güç insana mutluluk getirir peki insana ne mutluluk getirir. İşte bence burada hayatta çok ince çizgiler var hayatın standart bile olsa hala mutlu olmayıp boşluk içinde olabilirsin. İşte o zaman orada işin içine ruh giriyor. Ruhsal boşluk ki bu bana göre ancak insanın hayatında anlamlı, belki faydalı ( hizmet gibi), yaratma, kabullenme, üretme, coşku, haz, özgürlük, değişim, kucaklamak gibi unsurlar olmazsa ve bunlar gerçek olmazsa kesinlikle bir yerlerde boşluk olacak. Bu kitapta yüzlerce insanın hayatları, yaşadıkları sorunlar ve hastalıklarına göre sorunların nedenleri çakralar -enerji merkezleri- üzerinden incelenmiş ki kitabı daha da güzel yapan şey bu. Hem gerçek dönüşüm hayat hikayeleri,  hem de bunların şifa aşamalarının nasıl olduğu hem de çakraların ne olduğu ve hayatımızda neyi simgeledikleri. Ayrıca Carolyn Myss hep çok severek takip ettiğim çok değerli bir eğitmen, araştırmacı ve şifacı bana göre. Kendisi bu kitapta aslında doğu ve batı inanç sistemlerinin temelde aynı şeyi farklı yöntemlerle söylediğini detaylarla anlatmış. Bu kitap bence çok değerli bir eser  ve  yeniden okuyacağım dediğim kitaplar arasında.