19 Ocak 2019 Cumartesi
Tekerlek Pozunun Mitolojik Hikayesi
Urdhva Mukha Dhanurasana - Chakrasana – Wheel Pose – Tekerlek pozu
Bu poz çok derin bir arkaya eğilme. Eller ayak bileklerini tutarsa, beden teker, çember şeklini alır. Bu çember, omurganın başladığı yerden başın tepsine kadar devam eden enerji devresinin tamamlandığını gösterir. Bu poz benim için hala hiç de kolay değil. Oysa orta okula giderken istediğim zaman anında ısınmadan dahi kalkabiliyordum. Halen çalışmalarım eski açıklığa gelebilmek yönünde J. Bu pozun mitolojik hikayesi çok hoş bir hikaye.ve bir sonraki yazımda onu da paylaşacağım.
Bu pozun yapmaya zorlamak yerine hazırlayıcı pozlar ile beden bu poza hazırlanmalıdır. Bu pozu rahatlıkla yapabilmek için bedenin önü açılmalı, yani üst bacakların önü, karın ve kalça önünü açmak, omuzları ve göğüslerin önünü esnetilmeli, gövdenin arkası özellikle sırt kaslarını güçlendirmeli ve uyandırmalıdır. Tabi bacak ve kol kası kuvveti de gerektirir. Bu poza girmek zamanla kolaylaştıkça pozda beklediğin her nefesin etkisini bedende hissedersin. Poza girdikten sonra ellerin ve ayakların yere iyice köklenmesiyle göğüs ve diyaframın açılması, nefesin artışıyla kişi kendisini daha enerjik ve güçlü hisseder. Genelde geri eğilme pozları biraz da sınırlarımızı zorladığımız ve köklenmenin verdiği destek ile bilinmezliğe doğru farklı bir biçimde duruş yaptığımız pozlar haline gelir. Bu poz ile ilgili dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları resimde gösterdim.
Padmasana – Lotus Pose – Lotus Pozu
Bu poz güçlü bir
yogiyi ve yaratıcılığı simgeleyen meditasyon oturuşu. Yaratıcılığın bir diğer
sembolü ise “OM” sembolüdür. Kendi adıma Hindistan’da yoga eğitimi için
ilk gittiğimde sınıfta nerdeyse herkesin
rahatlıkla bu duruşta durmaları beni çok şaşırtmıştı. Ben sadece yarım lotusta
kalabiliyordum ve tam lotus pozuna girebilmek için yaklaşık 3 yıl çalışarak
beklemem gerekti. Eğer kalça eklemleri yeteri kadar açık değil ve bacak kasları
yeteri kadar esnek değilse bu poz ilk başta zorlayabilir. Ancak beden zamanla
açılıyorsa zamanla bu poz da kolayla uygulanıyor ve daha uzun süre
kalınabiliyor. Ancak benim tavsiyem dizinde problemi olan ve kalça eklemi
doğası gereği bu poza izin vermeyen kişiler bu pozu yapmak için bedenini
zorlamamalıdır.
Lotus çiçeği, çamurun
içinde yetişen buna rağmen çiçeğinin ve yapraklarının tüm yüzeyinin tertemiz
olan bir çiçektir. Üzerindeki çok minik tüyler ve kaygan yüzey hiç bir şeyin
tutunmasına izin vermez ve her şey üzerinden akar geçer. Suyun içinde köklerin
tutunmuş olsa da yapraklar ve çiçeği her zaman güneş ışığına doğru açılır. Güneş
burada bilgiyi ve evrensel gerçeği temsil ediyor. “Myths of the Asana”
kitabında bir yoginin hayatı lotus çiçeğinin hayatına benzetilir. Çünkü bu
çamur yani kir “Avidya” denilen bir yoginin hayatın etiketlerine kapılıp ilahi
özümüzden kopmasıdır. Bir lotus her zaman çiçek açar ve her şeye rağmen çamur,
su gibi koşulların içinde yine de güneşin gerçek ışınlarına büyümeye devam
eder. Padmasana pozunda otururken hem köklendiğimizi ve yer yüzüne bağımızı
hissederiz hem de bu pozda durdukça bilgiye ve ilahi özümüze doğru bir
yolculuğa çıkarız. Padmasana, göğüs kafesinin açık, omurgamızın doğal kıvrımında doğal ve dik, nefes alış verişin rahat olduğu bir
pozdur. Poz doğası gereği uzun süre meditasyon pozunda kalmamızı sağlar.
Pozun Faydaları: Kalça
eklemini, diz eklemini açar, esnetir, bacağın dış kısmı esner, ayak bilek
eklemleri açılır, rahatlar. Ruhsal ve fiziksel rahatlama ile dinginlik ve
gevşeme sağlar.
Kutsal Ses “Aum – Om – ॐ” Sembolünün Arkasındaki Mitoloji
Kutsal ses “OM” yaratıcılığında bir
sembolüdür. Şafak vaktinden önce Vishnu binlerce kafası olan “Ananta” yılan
kanepesinde rahatça dinleniyormuş. Kafaların hepsi Vishu’nun rahatlığı için
alan ve yer sağlıyordu. Vishu ve Ananta beraber kozmik imhadan sonra gelecek
olası evrene doğru beraber yüzerlermiş. Ne zamanki yaratma döngüsü başlarsa
büyük Lotus Vishnu’nun karnında filizlenmeye başlarmış.
Bitki onun önünde büyürmüş ve daha sonra
güzel lotus yaratıcı tanrı olan
Brahma’nın dört yüzünü göstermek üzere açılırmış. Her yüz ayrı dört yöne
bakarmış. Kuzey, Güney, Doğru ve Batı. Brahma, OM sesinin şu şekilde dile
getirdi. “AH” “OOO””MMM” “Silence” teoriye göre OM sesinin dört parçası her
şeyin yaşaması gereken süreçlere sahiptir. İlk parçası olan “AH” her şeyin
doğuşunu, yaratıldığını; ikinci parçası olan “OOO” ise her şeyin devamlılığını,
yaşamını; üçüncü parçası olan “MMM” ise ölümü ve sonu sembolize eder ve bu
kosmik üçlü olan Brahman, Vishnu ve Shiva’yı temsil ederler.
Sonuncu kısım olan “Sessizlik” ise OM
sesinin bittiği ve bizim dinlediğimiz kısımdır. Bu kısım ile diğer üç parça
tamamlanır. Genelde Bu sebeple yoga dersleri OM ile başlar ve OM ile
tamamlanır.
Bu yazı “The Myth of Asana” kitabından
derlenmiştir.
Kutsal Ses “Aum – Om - ॐ” Hakkında
Ben yoga pratiğime ilk başladığımda uzun “Aum” chant
edemiyordum ve sesim yetmediği için üzülüyordum zamanla nefesim açıldı ve “Aum”
chant etme sürem uzadı. Hala da günden güne değişiyor. Bu beni mutlu ediyor ve
nefesimin eskiye göre uzadığını, arttığını; konsantrasyonumun arttığını
gösteriyor. “Aum” chant ederken organlarım titreşiyor gibi geliyor, ağzımın
içinde başlar ve biter gibiyse de sanki karnımdan başlayan bu hareket tüm
hücrelerimde hafif titreşim yaratarak sanki beraber buradayız beraberiz hissini
veriyor. İçimi hoş duygular kaplıyor. “Aum” süresi boyunca zihnimde başka hiç
bir düşünce olmuyor sadece ses ve titreşim bir de içimde bıraktığı huzur
oluyor. Özellikle sonuna geldiğimde “M” titreşimi tam huzurun bedenime girdiği
an gibi geliyor ve o kısmı çok seviyorum.
Bu mantranın sınıfta herkes ile beraber chant edilmesi
sanki herkesi bir noktada birleştirip çevreye güzel enerji yaydığını ve bu anda
birbirimizden şifa aldığımızı hissediyorum. Derslerin “Aum” ile başlayıp “Aum”
ile kapatılması ben de dersin tamamlandığı hissi yaratıyor. Yazımı “Aum” diyerek
bitiriyorum. “Aummmmmmm” :)) Bu arada bu sesin mitolojideki yeri de aşağıdaki
yazıda yer alıyor.
15 Ocak 2019 Salı
İnsanın 8 Yeteneği - Gurmukh
“Bedenlerimiz iç içe geçmiş karmaşık
dünyalar gibidir. Nerede başladıklarını ve sona erdiklerini biliriz, fakat asla
anlayamayacağınız kadar engin ve gizemlerle doludurlar.
Kadim çakra sistemi, sadece bedenimizi
simgesel düzeyde anlamamızın bir yoludur. Her ne kadar bu enerji düzeylerimize
bazı duygu ve özellikler yüklesek de, aralarında sürekli olarak devam eden
gizemli etkileşim olduğunu da biliyoruz.
Dünyadaki hiçbir başarı, para ya da
bilgi, insanın kendi bedeninde rahat hissetmesi kadar değerli olamaz.”
Çok değerli kundalini yoga eğitmeni
Gurmukh’un bu kitabı inanılmaz öğretici bilgilerle dolu. Benim gibi hem
kundalini yoga, hem çakralar hem de yaşam içinde hayat hikayelerini dinlemeyi
okumayı seviyorsanız bu kitap size göre. Yine yine dönüş yapacağım bir kitap
çünkü o kadar omurga esnetme, meditasyon, nefes, mantra bilgileri var ki. Bir
anda hemen hayata katmak kolay değil.
Bedeninle, nefesinle kurduğun bağ
yaşamla kurduğun bağdır. Bu bağ ne kadar sevgi dolu, açık, şeffaf, yargısız ise
o kadar kendi merkezinde, akışta ve dengedesin.
Bu kitap da sana kendinle bağlantında
bedeninin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatıyor. Emeğine sağlık @
Gurmukh108 #İnsanınsekizyeteneği
#Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi
#Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi
1 Ocak 2019 Salı
Bedenin Bilgeliğini Keşfetmek – Ohashi
Bazen bir kitabı bitirince keşke yazarı daha çok
tanısam derim ve diğer kitaplarını alırım. Ohashi benim için böyle bir yazar.
Kitabında teknik bilgiye girmeden sadece hayata olan yaklaşım şekli bile beni
büyüledi ve kesinlikle hayatıma yeni bir ufuk açtı.
Ona teşekkürlerimi şükranlarımı buradan sunarım.
Bu kitabın genel mesajı bana göre hiç bir şey iyi
yada kötü değildir. Hayat karşıt zıtlıkların yaşanmasıdır. Olumsuzluklarımız
varsa olumlu yanlarımızda var. O zaman olumlu, güçlü yanlarımızı geliştirip,
hayata daha olumlu ve sevgi dolu tavırlarla yaklaşacağız. İşte o zaman
yeteneklerimiz ve güçlü yanlarımız ile yaşamı kucaklayabilir ve olumsuz
yanlarımızı da kucaklamayı öğrenebiliriz. Böylece sevgi dolu, doyumlu, sağlıklı
bir yaşam sürebiliriz.
Kitaptan bazı paylaşımlar
Ohashi: “Doğuda her aşırılığın kendi karşıtını
doğurduğunu söyleriz. Yoksul biri zengin olma gücüne sahiptir, hasta biri
sağlığına kavuşabilir. Sağlıklı biri hastalanabilir. Her sorun kendi içinde
fırsat barındırır. Durumunuz ne kadar kötü görünürse görünsün, gelişmek ve
mutlu olmak için çok büyük bir fırsatınız hep vardır. Tek yapmanız gereken iyi
olanı bulmak ve geliştirmektir. Çözüm böyle bir yaklaşımda yatar. Sizin
gerçekliğe karşı takındığınız tutum olumlu değişim esasını oluşturabilir.
Mesele ortadadır; evet bir sorununuz vardır. Soru şu: ona nasıl tepki
vereceksiniz? Sorunun size fazla geldiğini düşünüp vazgeçecek misiniz yoksa
sorunu potansiyel bir fırsat mı göreceksiniz. Konuyu nasıl ele alacağınız ona
nasıl baktığınıza bağlıdır. Güç, sizin yaklaşımınızdan kaynaklanır.
Yaklaşımınızı değiştirin, sorunu başka bir açıdan değerlendirdiğinizi
göreceksiniz.
Sorunlar gelişimin ve başarının anasıdır.
Sorunlarınızı kucaklayın, cevabı bulacaksınız.”
#Ohashi #BedeninBilgeliğinikeşfetmek #Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
11 Aralık 2018 Salı
Çakralar - Anodea Judith
Birşeye kafaya taktım mı takıyorum. Bir süredir
dikkatimi çakralara ve mindfulness kavramlarına park ettim. Bu konularda
belirlediğim birkaç kitap daha var sonra yeni konuma yol alacağım. Merak ve
öğrenme isteği sanırım bilgiye ulaşmak için en gereken iki şey. Evet gelelim bu
güzel kitabımıza. Acaba sizin ilginizi çekiyor mu. Mesela çakra ne demek ve bu
bilgi pratikte veya çok günlük hayatta işe yarar mı. Açıkçası enerji,
ruhsallık, spiritüel bilgiler sizde merak duygunuzu uyandırmıyorsa kesinlikle
işinize yaramayacak. Çünkü çakralar zaten hayatın kendisini anlatan içinde
tutan en az 7 aşamalı değişimli dönüşümlü sihirli merkezler ama hikayeyi bilmek
de bu merkezleri dengelemiyor. Bedenimizde omurga hattı boyunca gözle görülmeyen
böyle en az 7 bilge merkez var bunlara çakra diyebiliriz aslında enerji merkezi
deniyor kendilerine. Bunları bilmek zihinsel anlamda iyi hissettiriyor ama
dengelemek için zihin, beden, duygu, ruhsal, enerji bedenlerde çalışma yapmak
lazım. Tabi ki bunları hiç bilmeyip bence denge içinde yaşayanlar da var. Hem
bilip hem denge içinde olmak muhteşem olur. Aslında öğrenip uygulamaya çalışmak
en güzeli olur benim gibiyseniz. Zor mu aslında değil, kolay mı tabi ki hayır
:) Ben de uğraşıyorum.
Çakralar hakkında daha öğrenmek istiyorum diyorsanız kesinlikle hemen alın diyeceğim bir kitap. Tüm bilgileri düzenli, anlaşılır çok detaylı anlatılmış. Bana göre okuduğum anlatımını en net kitaplardan birisi. Bolca hayatlardan örnekler verilmiş. Konu kafamda çok iyi oturdu. Bu kitap her zaman dönüp bakacağım bilgilerle dolu çünkü çakralar konusu benim ilgimi çekiyor. Enerji beden konusu çok ama çok ilgimi çekiyor. Çünkü düşünce ve enerji aynı hatta siz düşünce boyutunda kirlenince enerji boyutu da kirleniyor ama bu kirliliği görmeye gözlerimizin frekans aralığı yeterli gelmiyor. Biz bu enerji boyutu sürekli, her gün, yıllarca kirlenip orda bir hastalık ve ya sorun oluşunca görüyoruz. Örneğin :hastalılar, ilişkilerimizdeki kronik durumlar, tavırlarımızdaki aşırılıklar artık başa çıkılmaz hale gelince biz evet burada sorun var demeye başlıyoruz. Aslında o çok çok önce başladı ama bunu fark etmek için mindfullness bilinci lazım ki daha düşünce boyutunda yakalayalım ve beslemeyelim o kalıpları. Enerjimizi düşürmeyelim felan falan. Tavsiye ediyorum. Emeğinize sağlık @sacredcenters bu kitabı okumama vesile olan Devrim Hocama da @devrimakkaya.yoga çok teşekkür ederim. #Çakralar
Çakralar hakkında daha öğrenmek istiyorum diyorsanız kesinlikle hemen alın diyeceğim bir kitap. Tüm bilgileri düzenli, anlaşılır çok detaylı anlatılmış. Bana göre okuduğum anlatımını en net kitaplardan birisi. Bolca hayatlardan örnekler verilmiş. Konu kafamda çok iyi oturdu. Bu kitap her zaman dönüp bakacağım bilgilerle dolu çünkü çakralar konusu benim ilgimi çekiyor. Enerji beden konusu çok ama çok ilgimi çekiyor. Çünkü düşünce ve enerji aynı hatta siz düşünce boyutunda kirlenince enerji boyutu da kirleniyor ama bu kirliliği görmeye gözlerimizin frekans aralığı yeterli gelmiyor. Biz bu enerji boyutu sürekli, her gün, yıllarca kirlenip orda bir hastalık ve ya sorun oluşunca görüyoruz. Örneğin :hastalılar, ilişkilerimizdeki kronik durumlar, tavırlarımızdaki aşırılıklar artık başa çıkılmaz hale gelince biz evet burada sorun var demeye başlıyoruz. Aslında o çok çok önce başladı ama bunu fark etmek için mindfullness bilinci lazım ki daha düşünce boyutunda yakalayalım ve beslemeyelim o kalıpları. Enerjimizi düşürmeyelim felan falan. Tavsiye ediyorum. Emeğinize sağlık @sacredcenters bu kitabı okumama vesile olan Devrim Hocama da @devrimakkaya.yoga çok teşekkür ederim. #Çakralar
Doğumun Bilgeliği - Başak Kutlu Atay
“Hepimiz
kendi mayamızda o an için yapabileceğimizin en iyisini yapıyoruz. Mükemmel
annelik diye birşey yok. Çabası ise yıpratıcı, hem çocuk hem anne için. Güvenli
bir ilişki olduktan sonra çoğu hatanın telafisi mümkün. Çocuğuma verebileceğim
en güzel hediye bu. Mükemmel olacağına sahici olsun, iyi olacağına tam olsun.
Çocuğumla ilişkimi görmek, anlamak için bakacağım yer ise yine kendi
içim.
Yolculuk her daim içe doğru.” şeklinde anlamlı
cümlelerle noktalıyor Başak Kutlu Atay kitabın sonunu. Ben #HamileYogası
eğitimini alınca bu kitap ilgimi çekti ve resmen
çekildim kitaba, iyiki diyorum okumuşum bu kitabı. Türkiye’de böyle
sorgulayıcı, araştırmacı insanların varlığını hissetmek bana güç veriyor.
Kitap resmen emek emek yazılmış, dantel gibi özenle işlenmiş her cümlesi. Nasıl mı anladım siz okusanız siz de anlarsınız. 😊
Doğal doğumun desteklenmesi gereken bu dönemde hamilelik tüm süreçleri ve detayları ile o kadar iyi anlatılmış ki hamileler için resmen rehber niteliğinde.
Tüm süreçlerde kadının aktif olabileceği, kendisini her sürece hazırlayabileceği, bedeniyle, bebeğiyle bağını güçlendirebileceği, hatta dişi enerjisine daha da bağlanabileceği bu dönem, özellikle yurtdışı kaynak ve araştırmaların ışığında detaylanmış, yorumlanmış. Anlatımı o kadar sürükleyici, açıklayıcı ve ikna edici ki hamileyken daha da güçlü ve desteklenmiş hissedebilirsiniz bu kitabı okuyunca.
Bu kitabı özel yapan bir diğer şeyde tüm kitaplarının özenle seçilerek yayınlandığı @kuraldisiakademi yayıncılıktan çıkması 🙏🏻☺️ Tüm hamilelere şiddetle okumaları tavsiye ediyorum. Emeğinize ve bilgeliğinize sağlık @dogumunbilgeliği #Kitap#kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi #doğumunbilgeliği#başakkutluatay @dogumunbilgeligi
Kitap resmen emek emek yazılmış, dantel gibi özenle işlenmiş her cümlesi. Nasıl mı anladım siz okusanız siz de anlarsınız. 😊
Doğal doğumun desteklenmesi gereken bu dönemde hamilelik tüm süreçleri ve detayları ile o kadar iyi anlatılmış ki hamileler için resmen rehber niteliğinde.
Tüm süreçlerde kadının aktif olabileceği, kendisini her sürece hazırlayabileceği, bedeniyle, bebeğiyle bağını güçlendirebileceği, hatta dişi enerjisine daha da bağlanabileceği bu dönem, özellikle yurtdışı kaynak ve araştırmaların ışığında detaylanmış, yorumlanmış. Anlatımı o kadar sürükleyici, açıklayıcı ve ikna edici ki hamileyken daha da güçlü ve desteklenmiş hissedebilirsiniz bu kitabı okuyunca.
Bu kitabı özel yapan bir diğer şeyde tüm kitaplarının özenle seçilerek yayınlandığı @kuraldisiakademi yayıncılıktan çıkması 🙏🏻☺️ Tüm hamilelere şiddetle okumaları tavsiye ediyorum. Emeğinize ve bilgeliğinize sağlık @dogumunbilgeliği #Kitap#kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi #doğumunbilgeliği#başakkutluatay @dogumunbilgeligi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
