Ben yoga pratiğime ilk başladığımda uzun “Aum” chant
edemiyordum ve sesim yetmediği için üzülüyordum zamanla nefesim açıldı ve “Aum”
chant etme sürem uzadı. Hala da günden güne değişiyor. Bu beni mutlu ediyor ve
nefesimin eskiye göre uzadığını, arttığını; konsantrasyonumun arttığını
gösteriyor. “Aum” chant ederken organlarım titreşiyor gibi geliyor, ağzımın
içinde başlar ve biter gibiyse de sanki karnımdan başlayan bu hareket tüm
hücrelerimde hafif titreşim yaratarak sanki beraber buradayız beraberiz hissini
veriyor. İçimi hoş duygular kaplıyor. “Aum” süresi boyunca zihnimde başka hiç
bir düşünce olmuyor sadece ses ve titreşim bir de içimde bıraktığı huzur
oluyor. Özellikle sonuna geldiğimde “M” titreşimi tam huzurun bedenime girdiği
an gibi geliyor ve o kısmı çok seviyorum.
Bu mantranın sınıfta herkes ile beraber chant edilmesi
sanki herkesi bir noktada birleştirip çevreye güzel enerji yaydığını ve bu anda
birbirimizden şifa aldığımızı hissediyorum. Derslerin “Aum” ile başlayıp “Aum”
ile kapatılması ben de dersin tamamlandığı hissi yaratıyor. Yazımı “Aum” diyerek
bitiriyorum. “Aummmmmmm” :)) Bu arada bu sesin mitolojideki yeri de aşağıdaki
yazıda yer alıyor.
19 Ocak 2019 Cumartesi
Kutsal Ses “Aum – Om - ॐ” Hakkında
15 Ocak 2019 Salı
İnsanın 8 Yeteneği - Gurmukh
“Bedenlerimiz iç içe geçmiş karmaşık
dünyalar gibidir. Nerede başladıklarını ve sona erdiklerini biliriz, fakat asla
anlayamayacağınız kadar engin ve gizemlerle doludurlar.
Kadim çakra sistemi, sadece bedenimizi
simgesel düzeyde anlamamızın bir yoludur. Her ne kadar bu enerji düzeylerimize
bazı duygu ve özellikler yüklesek de, aralarında sürekli olarak devam eden
gizemli etkileşim olduğunu da biliyoruz.
Dünyadaki hiçbir başarı, para ya da
bilgi, insanın kendi bedeninde rahat hissetmesi kadar değerli olamaz.”
Çok değerli kundalini yoga eğitmeni
Gurmukh’un bu kitabı inanılmaz öğretici bilgilerle dolu. Benim gibi hem
kundalini yoga, hem çakralar hem de yaşam içinde hayat hikayelerini dinlemeyi
okumayı seviyorsanız bu kitap size göre. Yine yine dönüş yapacağım bir kitap
çünkü o kadar omurga esnetme, meditasyon, nefes, mantra bilgileri var ki. Bir
anda hemen hayata katmak kolay değil.
Bedeninle, nefesinle kurduğun bağ
yaşamla kurduğun bağdır. Bu bağ ne kadar sevgi dolu, açık, şeffaf, yargısız ise
o kadar kendi merkezinde, akışta ve dengedesin.
Bu kitap da sana kendinle bağlantında
bedeninin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatıyor. Emeğine sağlık @
Gurmukh108 #İnsanınsekizyeteneği
#Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi
#Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter #güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi
1 Ocak 2019 Salı
Bedenin Bilgeliğini Keşfetmek – Ohashi
Bazen bir kitabı bitirince keşke yazarı daha çok
tanısam derim ve diğer kitaplarını alırım. Ohashi benim için böyle bir yazar.
Kitabında teknik bilgiye girmeden sadece hayata olan yaklaşım şekli bile beni
büyüledi ve kesinlikle hayatıma yeni bir ufuk açtı.
Ona teşekkürlerimi şükranlarımı buradan sunarım.
Bu kitabın genel mesajı bana göre hiç bir şey iyi
yada kötü değildir. Hayat karşıt zıtlıkların yaşanmasıdır. Olumsuzluklarımız
varsa olumlu yanlarımızda var. O zaman olumlu, güçlü yanlarımızı geliştirip,
hayata daha olumlu ve sevgi dolu tavırlarla yaklaşacağız. İşte o zaman
yeteneklerimiz ve güçlü yanlarımız ile yaşamı kucaklayabilir ve olumsuz
yanlarımızı da kucaklamayı öğrenebiliriz. Böylece sevgi dolu, doyumlu, sağlıklı
bir yaşam sürebiliriz.
Kitaptan bazı paylaşımlar
Ohashi: “Doğuda her aşırılığın kendi karşıtını
doğurduğunu söyleriz. Yoksul biri zengin olma gücüne sahiptir, hasta biri
sağlığına kavuşabilir. Sağlıklı biri hastalanabilir. Her sorun kendi içinde
fırsat barındırır. Durumunuz ne kadar kötü görünürse görünsün, gelişmek ve
mutlu olmak için çok büyük bir fırsatınız hep vardır. Tek yapmanız gereken iyi
olanı bulmak ve geliştirmektir. Çözüm böyle bir yaklaşımda yatar. Sizin
gerçekliğe karşı takındığınız tutum olumlu değişim esasını oluşturabilir.
Mesele ortadadır; evet bir sorununuz vardır. Soru şu: ona nasıl tepki
vereceksiniz? Sorunun size fazla geldiğini düşünüp vazgeçecek misiniz yoksa
sorunu potansiyel bir fırsat mı göreceksiniz. Konuyu nasıl ele alacağınız ona
nasıl baktığınıza bağlıdır. Güç, sizin yaklaşımınızdan kaynaklanır.
Yaklaşımınızı değiştirin, sorunu başka bir açıdan değerlendirdiğinizi
göreceksiniz.
Sorunlar gelişimin ve başarının anasıdır.
Sorunlarınızı kucaklayın, cevabı bulacaksınız.”
#Ohashi #BedeninBilgeliğinikeşfetmek #Kitap #kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
11 Aralık 2018 Salı
Çakralar - Anodea Judith
Birşeye kafaya taktım mı takıyorum. Bir süredir
dikkatimi çakralara ve mindfulness kavramlarına park ettim. Bu konularda
belirlediğim birkaç kitap daha var sonra yeni konuma yol alacağım. Merak ve
öğrenme isteği sanırım bilgiye ulaşmak için en gereken iki şey. Evet gelelim bu
güzel kitabımıza. Acaba sizin ilginizi çekiyor mu. Mesela çakra ne demek ve bu
bilgi pratikte veya çok günlük hayatta işe yarar mı. Açıkçası enerji,
ruhsallık, spiritüel bilgiler sizde merak duygunuzu uyandırmıyorsa kesinlikle
işinize yaramayacak. Çünkü çakralar zaten hayatın kendisini anlatan içinde
tutan en az 7 aşamalı değişimli dönüşümlü sihirli merkezler ama hikayeyi bilmek
de bu merkezleri dengelemiyor. Bedenimizde omurga hattı boyunca gözle görülmeyen
böyle en az 7 bilge merkez var bunlara çakra diyebiliriz aslında enerji merkezi
deniyor kendilerine. Bunları bilmek zihinsel anlamda iyi hissettiriyor ama
dengelemek için zihin, beden, duygu, ruhsal, enerji bedenlerde çalışma yapmak
lazım. Tabi ki bunları hiç bilmeyip bence denge içinde yaşayanlar da var. Hem
bilip hem denge içinde olmak muhteşem olur. Aslında öğrenip uygulamaya çalışmak
en güzeli olur benim gibiyseniz. Zor mu aslında değil, kolay mı tabi ki hayır
:) Ben de uğraşıyorum.
Çakralar hakkında daha öğrenmek istiyorum diyorsanız kesinlikle hemen alın diyeceğim bir kitap. Tüm bilgileri düzenli, anlaşılır çok detaylı anlatılmış. Bana göre okuduğum anlatımını en net kitaplardan birisi. Bolca hayatlardan örnekler verilmiş. Konu kafamda çok iyi oturdu. Bu kitap her zaman dönüp bakacağım bilgilerle dolu çünkü çakralar konusu benim ilgimi çekiyor. Enerji beden konusu çok ama çok ilgimi çekiyor. Çünkü düşünce ve enerji aynı hatta siz düşünce boyutunda kirlenince enerji boyutu da kirleniyor ama bu kirliliği görmeye gözlerimizin frekans aralığı yeterli gelmiyor. Biz bu enerji boyutu sürekli, her gün, yıllarca kirlenip orda bir hastalık ve ya sorun oluşunca görüyoruz. Örneğin :hastalılar, ilişkilerimizdeki kronik durumlar, tavırlarımızdaki aşırılıklar artık başa çıkılmaz hale gelince biz evet burada sorun var demeye başlıyoruz. Aslında o çok çok önce başladı ama bunu fark etmek için mindfullness bilinci lazım ki daha düşünce boyutunda yakalayalım ve beslemeyelim o kalıpları. Enerjimizi düşürmeyelim felan falan. Tavsiye ediyorum. Emeğinize sağlık @sacredcenters bu kitabı okumama vesile olan Devrim Hocama da @devrimakkaya.yoga çok teşekkür ederim. #Çakralar
Çakralar hakkında daha öğrenmek istiyorum diyorsanız kesinlikle hemen alın diyeceğim bir kitap. Tüm bilgileri düzenli, anlaşılır çok detaylı anlatılmış. Bana göre okuduğum anlatımını en net kitaplardan birisi. Bolca hayatlardan örnekler verilmiş. Konu kafamda çok iyi oturdu. Bu kitap her zaman dönüp bakacağım bilgilerle dolu çünkü çakralar konusu benim ilgimi çekiyor. Enerji beden konusu çok ama çok ilgimi çekiyor. Çünkü düşünce ve enerji aynı hatta siz düşünce boyutunda kirlenince enerji boyutu da kirleniyor ama bu kirliliği görmeye gözlerimizin frekans aralığı yeterli gelmiyor. Biz bu enerji boyutu sürekli, her gün, yıllarca kirlenip orda bir hastalık ve ya sorun oluşunca görüyoruz. Örneğin :hastalılar, ilişkilerimizdeki kronik durumlar, tavırlarımızdaki aşırılıklar artık başa çıkılmaz hale gelince biz evet burada sorun var demeye başlıyoruz. Aslında o çok çok önce başladı ama bunu fark etmek için mindfullness bilinci lazım ki daha düşünce boyutunda yakalayalım ve beslemeyelim o kalıpları. Enerjimizi düşürmeyelim felan falan. Tavsiye ediyorum. Emeğinize sağlık @sacredcenters bu kitabı okumama vesile olan Devrim Hocama da @devrimakkaya.yoga çok teşekkür ederim. #Çakralar
Doğumun Bilgeliği - Başak Kutlu Atay
“Hepimiz
kendi mayamızda o an için yapabileceğimizin en iyisini yapıyoruz. Mükemmel
annelik diye birşey yok. Çabası ise yıpratıcı, hem çocuk hem anne için. Güvenli
bir ilişki olduktan sonra çoğu hatanın telafisi mümkün. Çocuğuma verebileceğim
en güzel hediye bu. Mükemmel olacağına sahici olsun, iyi olacağına tam olsun.
Çocuğumla ilişkimi görmek, anlamak için bakacağım yer ise yine kendi
içim.
Yolculuk her daim içe doğru.” şeklinde anlamlı
cümlelerle noktalıyor Başak Kutlu Atay kitabın sonunu. Ben #HamileYogası
eğitimini alınca bu kitap ilgimi çekti ve resmen
çekildim kitaba, iyiki diyorum okumuşum bu kitabı. Türkiye’de böyle
sorgulayıcı, araştırmacı insanların varlığını hissetmek bana güç veriyor.
Kitap resmen emek emek yazılmış, dantel gibi özenle işlenmiş her cümlesi. Nasıl mı anladım siz okusanız siz de anlarsınız. 😊
Doğal doğumun desteklenmesi gereken bu dönemde hamilelik tüm süreçleri ve detayları ile o kadar iyi anlatılmış ki hamileler için resmen rehber niteliğinde.
Tüm süreçlerde kadının aktif olabileceği, kendisini her sürece hazırlayabileceği, bedeniyle, bebeğiyle bağını güçlendirebileceği, hatta dişi enerjisine daha da bağlanabileceği bu dönem, özellikle yurtdışı kaynak ve araştırmaların ışığında detaylanmış, yorumlanmış. Anlatımı o kadar sürükleyici, açıklayıcı ve ikna edici ki hamileyken daha da güçlü ve desteklenmiş hissedebilirsiniz bu kitabı okuyunca.
Bu kitabı özel yapan bir diğer şeyde tüm kitaplarının özenle seçilerek yayınlandığı @kuraldisiakademi yayıncılıktan çıkması 🙏🏻☺️ Tüm hamilelere şiddetle okumaları tavsiye ediyorum. Emeğinize ve bilgeliğinize sağlık @dogumunbilgeliği #Kitap#kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi #doğumunbilgeliği#başakkutluatay @dogumunbilgeligi
Kitap resmen emek emek yazılmış, dantel gibi özenle işlenmiş her cümlesi. Nasıl mı anladım siz okusanız siz de anlarsınız. 😊
Doğal doğumun desteklenmesi gereken bu dönemde hamilelik tüm süreçleri ve detayları ile o kadar iyi anlatılmış ki hamileler için resmen rehber niteliğinde.
Tüm süreçlerde kadının aktif olabileceği, kendisini her sürece hazırlayabileceği, bedeniyle, bebeğiyle bağını güçlendirebileceği, hatta dişi enerjisine daha da bağlanabileceği bu dönem, özellikle yurtdışı kaynak ve araştırmaların ışığında detaylanmış, yorumlanmış. Anlatımı o kadar sürükleyici, açıklayıcı ve ikna edici ki hamileyken daha da güçlü ve desteklenmiş hissedebilirsiniz bu kitabı okuyunca.
Bu kitabı özel yapan bir diğer şeyde tüm kitaplarının özenle seçilerek yayınlandığı @kuraldisiakademi yayıncılıktan çıkması 🙏🏻☺️ Tüm hamilelere şiddetle okumaları tavsiye ediyorum. Emeğinize ve bilgeliğinize sağlık @dogumunbilgeliği #Kitap#kitabımyanımdaolsunyeter#güzelbirkitapdaha
#kitapsevgisi #doğumunbilgeliği#başakkutluatay @dogumunbilgeligi
18 Kasım 2018 Pazar
Sütsüz, Unsuz, Şekersiz “Lezzet Topu” Tarifi :)
✔4 adet orta boy tatlı patates
✔2 adet orta boy havuç
✔3,5 kaşık kakao - bitter seviyorsanız arttırın
✔1 kaşık vanilya şurubu
✔500gr ceviz (fazla da konabilir)
✔4 kaşık akçaağaç şurubu - şekerli seven hurma da ekleyebilir. Ben tercih
etmiyorum.
✔1 tatlı kaşığı tarçın
✔Süsleme: 1 çay bardağı. Hindistan cevizi tozu, 4 kaşık susam, 4 kaşık haşhaş,
3 kaşık kakao (burası sizin yaptığınız
miktara ve topların büyüklüğüne göre değişir)
Tatlı patates ve havuçlar fırında iyice
yumuşayana kadar pişirilir. Soyulur soğutulur.
Cevizler blender makinesinden geçirilir,
akabinde kakao, tarçın, vanilya şurubu, akçaağaç şurubu eklenir. Yeniden kıvam
bulana kadar karışır. Tatlı patates ve havuç eklenir. Yine karışır. Burada
kıvamı ayarlayabilirsiniz. İsteyen burada avokado, fırında pişmiş soğuk havuç,
farklı kuruyemiş fındık, kaju gibi ekleyebilir. Ya da üzüm, kayısı. Çok üzüm
olursa tadı cezeryeye benzer dikkat😊
En son karışım minik top haline getirilir
ve Hindistan cevizi tozu, haşhaş, kakao ve susam ile yuvarlanıp süslenir.
Yaratıcı Sağlık Mutfağı tarifi 💜☺️😍@yaraticisaglikmutfagi
#YaratıcıSağlıkMutfağı#CreativeHealthkitchen
Hamilelikte Yoga – Amber Land
Hamile eğitimini alınca gerçekten hamilelere olan bakışım
değişti tabiki de hamileliğin zor olduğu tahmin edilebilen bir şey ama aynı
anda nelerle baş ettiklerini fizyolojik ve psikolojik olarak öğrenince bakış
açım çok değişti. Gerçekten önceden annem ve daha öncesi nasıl bu kadar
çok çocuk yapabiliyorlarmış tebrik ediyorum onları. Önlerinde bu konuda
eğiliyorum.
Bu kitap her şeyi özetle almış yani bana öyle hissettirdi.
Ama pozları bir tık daha derinlemesine işlemiş. Yani yoga uzmanları için ya da
çok uzun zamandır pratik yapan birisi için çok pratik ve destek bir kitap.
Özellikle hamilelik gibi çok önemli durumlarda bence birebir uygulama çok
önemli. Bu kitabı bu konuda uzmanlığını arttırmak isteyen kişilere hub bilgi
niteliğinde olması sebebi ile tavsiye ederim. Bazı kitaplar o kadar detaylıdır
ki onu okumak bayağı bir eğitim almak gibidir ki bu kitapların tadı başkadır.
Bu kitap ise artıları eksileri ile özetle bu konuda tatmin edici bilgiler
vermiş. Ancak tek başına yeterli de olmayacak bir kitap onu da belirtmeliyim.
Bu kitap bir eğitim ile mutlaka pekişmeli. Aksi halde bilgiler bence biraz
eksik kalabilir.
Bu arada bu konuyla ilgili olarak bir düşüncemi paylaşmak
istiyorum. Bir hamile eğer zaten spor geçmişi ve yoga tecrübesi yoksa
youtube videoları ile yoga yapmamalı
diye düşünüyorum. Hamile kişinin mutlaka bir uzman eşliğinde yoga yapmasını
tavsiye ediyorum. Tabi ki meditasyon, bazı nefes çalışmaları ve kolay ısınma
serilerini insan kendi kendine veya video ile yapabilir. Neden böyle düşünüyorum
çünkü yoga pozları çok detaylı bilgiler içeriyor ve seviyeye göre değişiyor.
Bir pozda kaç saniye, dakika kalacağınız bile sınıfın, kişinin pratiğine göre
değişiyor. Orta seviye birisinin video izleyerek yapması ile hiç bilmeyen
birisinin yoga yapması çok farklı bir durum.
Zaten yoga pratiği bence hocaya bakılarak yapılmaktansa hocanın gözlemi,
eşliğinde ve yönlendirmesi ile yapılmalı. #HamilelikteYoga #Hamileyogası
Mindfulness Şimdi ve Burada - Doç. Dr. Zümra Atalay
Son dönemlerde popüler
olan “Mindfulness” kelimesi çok şey anlatıyor. Zümra Atalay’ın yazdığı
kitabındaki çevirisiyle karşılığı ‘Bilinçli Farkındalık’. Bilinçli, farkında,
şimdi ve burada olmak hepsi bambaşka ve Mindfulness sözcüğünün bir parçası. Tüm
bunların yanına nazik, açık, yargısız, şefkatli olmak eklenince aslında bu
sözcüğün kelime anlamından çok daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor.
Sanayi ve teknolojinin
hızlı gelişimi herşeyi kolaylaştıyor ama insan evrimine göre çok hızlı
bunlar. Yani ruhlarımız bu gelişim, hız ve kolaylıkla ilgilenmiyor
bence. Ruhlarımız çocuk gibi anda kalmak, eğlenmek, özgür olmak, dans etmek,
şarkı söylemek, sarılmak ve sevmek istiyor. İşte zihin, ruh karmaşası tam
da burada ortaya çıkıyor. Aslında içimizdeki çocuğu eğer bu evrimleşme
sürecinde öldürmediysek hala oynamayı seviyorsak o zaman demek istediğimi
anlayacaksınız.
O zaman bu iki dünya
arasında nasıl sağlıklı yaşam ve denge kurabileceğiz. Cevap veriyorum
“Mindfulness egzersizleri” ile. Hızlanırken duracağız, üzgünken kaçmayıp
duyguları sonuna kadar yaşayacağız. Sevdiklerimize özen göstereceğiz. Ruhsal ve
bedensel İhtiyaçlarımızı ön plana almaya çalışacağız. Kendimizi bilinçli
ve farkındalıkla dinleyeceğiz. Hareketlerimizi düşünerek değil hissederek anda
olarak yapacağız. Yani kalbi olması gereken yerde aklı olması gereken yerde
kullanacağız.
İşte kitap bu konuları
çok derinlemesine anlatıyor. Bu kelimeyi detaylıca işliyor. Mindfulness
egzersizlerini, meditasyonun nasıl olacağını. Uygulamaları günlük hayata nasıl
katacağımızı anlatıyor. Aile içinde, iş hayatında, koşuşturma sırasında nasıl
kullanacağımızı söylüyor. En önemlisi tavırlarımızı fark edersek belki de ağır
ruhsal, zihinsel rahatsızlıkları bile yavaş yavaş şifalandırabileceğimizi
söylüyor. Çünkü hastalıkların büyük bölümü zihinsel düşünme şeklimiz ve bunun
hayatımıza kötü alışkanlık katması ile oluşuyor yani yaşam şeklimiz ve
tavırlarımız sorun oluyor ki bunlar da değişebilir şeyler. Çok güzel bir
kitap. Ellerinize sağlık #ZümraAtalay ve tabi bu kitabı okumama vesile
olan @MeyElbi ye çok çok teşekkür ediyorum #kitap #kitabımyanımdaolsunyeter
#güzelbirkitapdaha #kitapsevgisi #Mindfulness
Yoganın Ruhu nedir?
Yoga, ne bir din ne de
bir bilimdir. Yoga aslında 5000 yıl önce Hindistan’da ortaya çıkmış
fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir uygulamadır. Yoga kelimesi Sanskritçe
"Yuj" kökünden gelir ve “bağlamak, birleştirmek” anlamındadır.
Yani çeşitli teknikleri kullanarak nefesi bedene, bedeni zihni bağlama ve
bu bağlanma ile sonunda evrendeki birliği ve bütünlüğü keşfetmektir.
Yoganın ruhu bana göre "birleşme
ve bütünleşmek" ki terim anlamı gayet net bir şekilde ortaya koyuyor. Yani
insanın bedeninin zihinle, zihnin ruhla birleşmesidir, sonrada bu ruhunun
evren ile bütünleşmesidir, öz ile buluşmasıdır. Bu birleşme de tekliği ifade etmektedir.
Dolayısı ile her şey ayrı gibi görünse de aslında her şeyin sonunda bir
ve tek olduğunun anlaşılmasıdır. Belki bu ifade gerçekten insanlar tarafından
deneyimlense ve anlaşılsa bugün herkes sevgi içinde hareket edebilirdi.
Zihin her zaman ego, teklik, güç, benlik yarışına giriyor işte o zaman
bütün sorunlar, kavgalar ve savaşlar başlıyor. Temelde ise
sorunların zihin, beden ve ruhlarımızdan da birbirinden kopuk olmasından
kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
Yoga özünde hiçbir
zaman sadece asana pratiği yapmak, nefesi izlemek ve meditasyon yapmak değil
ama bu araçlar olmadan da bu öze gitmemiz hiç kolay değil. Zihin o kadar güçlü
ki onu ancak dikkate almayacak kadar güçlendiğimiz zaman ruhsal olarak
güçlenebiliriz. Bu güçlenme de sürekli pratik yapmak, meditasyon yapmaktan ve
özümüze kaynağa sürekli yapılan araştırmalar ile olabiliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


